| | Üretsiz Blog oluştur
cinojunior Med
Get your own Chat Box! Go Large!

MERSİNİN 1 NUMARALI CHAT SAFYASI

RAP İLE HİPHOP ARASINDAKİ FARK

Günümüzde bazı kişiler tarafında Rap ve Hiphop sözcükleri eş anlamlıymış gibi kullanılmakta. Fakat "Hiphop Nedir" yazımızda da açıkladığımız gibi, Rap bir müzik tarzı, Hiphop ise bu müzik tarzını da içerisinde bulunduran bir kültür, bir yaşam biçiminin adıdır. Çok yanlış olarak kulanıldığı gibi Hiphop melodik ve yavaş, Rap ise sert ve hızlı bir müzik türü değildir.

HİPHOP' UN KÖKLERİ : 1970 lerin başları... New York gettolarında Black Spades adında bir çete. Bütün şehir değişik çeteler tarafından ele geçirilmiş durumda. İşsizlik, şiddet ve uyuşturucular hayata hakim. Her semt neredeyse büyük bir çetenin kontrolünde. Black Spades' in de her semtte üyeleri var ve Bronx' un hakimi onlar. Grubun o zamanlar lideri şimdi herkesin tanıdığı Afiraka Bambaata. Çete üyesi olan gençler bir semtten diğerine zor gidebiliyorlar ve birbirlerini vuruyorlar. Bambaata, iki yakın arkadaşının ölümünden sonra 1974 senesinde işte böyle bir ortamda kuruyor şiddet karşıtı Zulu Nation organizasyonunu. Televizyonda gördüğü Afrikalı Zulu Savaşçılarından etkilendiği için, yeni organizasyonun ismini Zulu Nation koyuyor. Kendi semtlerindeki ve sonra diğer semtlerdeki çeteleri barıştırmak için Zulu Nation' cular her hafta sonu Block Party' leri (açık hava partileri) hazırlamaya başlıyorlar. Master Of Records lakaplı Bambaata ve arkadaşı Dj Jazzy Jay o zamanlar yalnız funk ve soul plakları çalıyorlar. Çünkü rap daha ortalarda yok. (Sokaklarda davullar ve politik sözleri ile spoken word performansları yapan Last Poets hariç) Aynı zamanda gettolarda Jamaika kökenli Dj Kool Herc milleti arka arkaya sert soul/funk mixleri ile coşturuyor. Dans edenleri en çok coşturan davul ritmlerş (break beats) arka arkaya çalınıyor. Bunların üstüne anons ve sonradan rap yapan dj' ler zamanla yalnız bu parçaları çalar oluyor. En çok tutulan break beat' ler James Brown (Funky Drummer, Blow Your Mind, Get up Get Into It Get Involved), Bob James (Nautilus, Mardi Gras), Sly Stone (Sing a simple song, Stand), Honeydrippers (Impeach the President), Headhunters (God made me funky), Incredible Bongo Beat Band (Apache), Ralph Mc Donald (Jam on the Groove), Hermann Kelly (Dance to the Drummers Beat), Billy Squier (Big Beat), Jimmy Castor (It's just begun), Parliament (Flashlight), Herbie Hencock (Watermelon Man),

Türkçe Rap Tarihi

-TÜRKÇE RAP TARİHİ-
Hip-hop'ın ülkemizdeki macerasının milad tarihi olarak 1995 yılında yayınlanan 'Cartel' albümünü gösterebiliriz. Bu albümün bir yıl önce DJ Mahmut'un arkadaşlarıyla yaptığı çalışma gibi birkaç albüm daha vardı piyasaya çıkan ama halkımızın Türkçe rap'le tanışması Cartel aracılığıyla olmuştu. Yüz binleri geçen bir satışa ulaşmasına karşın bu albümün ardından piyasaya çıkan diğer çalışmalar pek ilgi görmedi. Cartel, Almanya'daki yeni kuşak Türk gençleriyle birkaç Alman üyeden müteşekkil bir 'holding' gibiydi (zaten adı da buradan geliyor) ve içinde birkaç topluluk birden barındırıyordu. 'Cartel' albümünden sonra sadece Peter Maffay'la bir single hazırladılar ve ardından şirketi fesh ettiler. Sonra herkes kendi yoluna gitti. Erci E ve Karakan gibi eski Cartel'ciler solo çalışmalar yayınlamaya başladı. Ancak 'Cartel'in ruhu özellikle onların ve Almanya menşeli Türkçe rap gruplarının üzerinden hiçbir zaman eksik dlmadı.

Türkçe rap'in ikinci 'popüler olma' hamlesi beş yıl önce gerçekleşti. Özellikle Sultana'nın 'Kuşu Kalkmaz'ı o günlerde epey gürültü koparmıştı. Cartel ve Sultana gibi Almanya'daki yeni kuşak Türk gençlerinden Fresh B'nin ve Aziza A'nın çalışmaları da aynı günlerde gündeme gelmişti. Ancak bu isimler Türkçe hip-hop'ı yeraltından popüler mecraya taşımaya yetmedi. Yapılan çalışmalar sınırlı bir kitle tarafından ilgi gördü. Bu kitleyi oluşturanlar genellikle kendi 'rap'lerini kendi yapmak isteyen kişiler olması dolayısıyla sahnenin karşısında kalacak insan sayısı bir türlü istenen sayılara ulaşamadı.

Hip-hop'ın üçüncü Türkiye çıkartması Ceza'nın geçtiğimiz yıl yayınlanan 'Rapstar' albümüyle başladı. Sagopa Kajmer, Fuchs, Erci E, Ogeday gibi isimlerle zaten kaynamakta olan rap kazanı Ceza'nın albümüyle yüz bin barajını geçmeyi başardı. Tıpkı Mor ve Ötesi'nin 'Dünya Yalan Söylüyor'u gibi 'Rapstar' da yeni albüm yayınlamaya hazırlanan genç hip-hop'çıların önünü aşmış oldu.

Türkçe rap’in temelleri Almanya’da yaşayan Türkler tarafından atıldı. O dönem Berlin’de İngilizce rap yaparak birçok konsere çıkan ve Almanya’daki azınlığın sesi olan Islamic Force, bugünkü Türkçe rap sound’una yakın çalışmalar yapıyordu.

1992 yılında çıkardıkları ‘My Melody’ isimli single’ları ile hálá Alman rap tarihinde bir dönemin başlangıcı olarak görülmekteler. Islamic Force, Boe B, Dj Cut’em T ve Dj Derezon’dan oluşmaktaydı. Grup, 1993 yılında bir de EP yayınladı. Bu çalışmaların hepsi İngilizceydi ve formatı ise Bir Yabancının Hayatı gibi plaktı.

1993 yılında Almanya’nın tanınmış bağımsız müzik şirketi Mzee’den çıkan ‘Alte Schule’ isimli toplamada, Heidelbergli Advenced Chemistry ekibinden Boulevard Bou, sözleri Almanca bir parça ile toplamaya katıldı.

Parçanın alt yapısı tamamen Türkçe sample’larla yapılmıştı. Bir yıl sonra Boulevard Bou bu kez Advenced Chemistry’nin ‘Operation Artikel 3’ adlı parçasında Türkçe bir bölüm söyledi.

1994’te Frankfurt’un sayılı underground gruplarından sayılan Asiatic Warriors ‘Told Ya’ isimli ilk albümünü yayınladı.

Hem plak, hem CD olarak yayınlanan albümde yer alan ‘Life is a Fight’, Türkçe rap tarihinin önemli parçalarından oldu. Çünkü parçada daha sonra İntikam grubunu kuran MC’lerden Savaş, Türkçe bir bölüm söyledi.

Almanya’nın üç farklı noktasından başlayan Türkçe Rap hareketi ileride çok büyüyecek bir türün ilk habercisiydi. Türkçe pop, arabesk ve türkülerden alınan melodi sample’ları bir anda Almanya’da yaşayan Türk gençlerinin gözdesi oldu.

1994 yılında Almanya’nın Wiesbaden şehrinden Micforce adlı grup ‘Britkore’ diye tabir edilen, özellikle Public Enemy’nin yolundan giden İngiliz gruplarının yaptığı türe yakın parçalar piyasaya sürdü. ‘Fuck You Skin’ adlı single şarkıları ile dikkatleri üzerine çeken grup, daha sonra ‘It Ain’t Over’ isimli EP’lerinde yeralan ‘Selam’ ile marş gibi bir işe imza attı. Sözler İngilizce olmasına rağmen aralarda Türkçe kelime ve cümlelerin geçmesi yüzünden Micforce şu anda müzik yapmayı bırakmış olsa da bilinen ve takdir edilen bir grup oldu.


1995 yılında Berlin’de Cartel’in temelleri atıldı. Almanya’nın Kiel kentinden eski bir breakdance grubu olan DCP (Cinayi Şebeke), Nürnberg’den Türkçe rap ustaları Karakan ve Berlin’den Erci E. devrim yaratacak proje için biraraya geldi. Cartel, MTV’de yayınlanan bir haber sayesinde Türkiye’de de duyuldu.

Kapüşonlu kızgın bakan ‘kan kardeş’ gençler ilk anda yadırgansa da bir anda medyanın gözdesi haline geldi. Yurtdışında Polygram etiketiyle basılan albümün Türkiye’ye lisanslanmasıyla burada da Cartel çılgınlığı başlamış oldu. Milyona yakın bir satış grafiği çizen Cartel bir anda Türkiye’nin yıldızı oldu. Gazete köşelerine kadar ulaşan yorumlara sebep oldu.

1996’da Türkiye’de yapılmış ilk bandrollü rap albümü çıktı. İşin ilginci bunu Gemlikli bir grubun yapmasıydı. Hedef 12, Ada Müzik’ten ‘Tam İsabet’ isimli albümüyle adını duyurdu. Ardından Almanya’nın Köln şehrinde yaşayan TCA Microphone Mafia da ‘Vendetta’ isimli albümüyle sınırlı bir kitleye seslendi.

1997 yılında Erci E, Cartel’den çıkan ilk solo sanatçı olarak ilk albümü ‘Sohbet’i çıkardı. Kısa bir süre sonra Karakan ‘Al Sana Karakan’ adlı albümünü yayınladı. Albüm, 45 binlik bir satışa ulaştı. Özellikle Erkin Koray sample’lı ‘Yağmur’ parçasına çekilen klip oldukça beğenildi.

1997’de Berlin Kreuzberg’den Islamic Force’un, tamamı Türkçe sözlü ilk albümü ‘Mesaj’ Almanya’da piyasaya sürüldü. Albümde bir de yeni yıldız vardı. Killa Hakan gerek sözleri, gerek stili ile bir anda parladı. Temmuzda Turbo’nun (Statik, S2K) Blue Jean Dergisi için hiphop sayfaları hazırlamaya başlaması, Türkiye’de rap gruplarının bir araya toplanmasına sebep oldu.

Blue Jean bir anda Türkiye’de yapılan organizasyonların, konserlerin ve grupların duyurulduğu bir platform haline geldi.

1998 yılında piyasa yavaş yavaş canlanmaya başladı. Hedef 12’den Maho B, yanına Ozzy’i de alarak ‘Rapor 2’ isimli grubu kurdu. Rapor 2 o yıllarda bir ilki gerçekleştirerek albümden ‘Çiz’ isimli parçayı single olarak yayınladı. Radical Noise grubu ile yapılan düet, şu ana kadar yapılmış en iyi Türkçe Rap/Rock crossover’ı olarak tarihe geçti. Frankfurt’tan Dj Mahmut ve Murat G ikinci albümleri ‘Garip Dünya’yı piyasaya çıkardı. Albüm, farklı sound’uyla eleştirmenlerden tam not aldı. Bu albümden sonra Dj Mahmut, Looptown’ı kapatma kararı aldı ve Murat G ile yollarını ayırdı.


1999’da Türkçe rap tarihinde bir kilometre taşı olan ‘Yeraltı Operasyonu’ raflardaki yerini aldı...

HipHop Tarihi

-HİPHOP TARİHİ-
Hiphop kültürünün doğmasında Funk, Soul ve Jazz müziğinin etkisi oldukça büyük. Özellikle James Brown, Sly Stone, Parliament Funkadelic, Isaac Hayes ve Last Poets'in çalışmaları sonradan Hiphop kültürünü çok etkiledi. Bu tarzlara başka türlerin (Reggae, Latin, Rock ve Elektro vs.) karışmasıyla, bir 'Getto' kültürü olan Hiphop doğdu. Hiphop kültürünün en büyük öncüsü 'Kool Herc' sayılmakta. Jamaica'dan gelen 'Kool Herc', DJ kültürünü ilk kez New York'a getirdi. Kool Herc, kurduğu ses sitemiylede ilk kez başka parçaların BreakBeat'lerini kullanmaya başladı. Bu dönemlerde 70'li yılların moda müziği olan Disko tarzının getirdiği bir sıkılma vardı. O zamanın büyük öncüleri Afrika Bambaata ve Grand Master Flash çaldıkları müziklerde ritmi durdurmadan geçiş tekniğini yarattılar. İlk piyasa hiti, 'Sugar Hill Gang' ten Rapper's Delight 1979'da çıktı. Bu hitin yaratılmasında en büyük etken 'Sugar Hill Recordings'in sahibi Silvia Robinso'dur. Aslında ekip Disko'larda kapı bekçiliği yapıyordu. Müzik ise Chic'in hit parçası olan 'Good Times'tan alınmış samplelarla oluşturulmuştu. İşin iç yüzü daha ilginçti, çünkü sözlerin bir kısmı Grand Master Jazz'dan alıntıydı. 1981'de Grand Master Flash'den ilk sağlam hit 'The Message' piyasaya çıktı. Parçayı Old School Rapper 'Melle Mel' söylüyordu. Sözlerin içeriği ise Getto yaşamına başkaldırdı. Bu parçanın çıkmasından önce Afrika Bambaata'nın kurduğu 'Zulu Nation' yavaş yavaş sesini duyurmaya başlamıştı.

Pozitif bir çete olan Zulu Nation, Bronx'tan çıkıp tüm New York'a yayıldı. B-Boy'lar ise New York metrosunun vagonlarına Graffiti'ler yapmaya başladılar. Dönemin en meşhur Writer'larından Rammelzee, Futura 2000, Fab 5 Freddy ile müzik yapıyorlardı. Bu dönemden sonra Mega hit olan 'Planet Rock' çıktı. Bu single 1981'den beri basılıp satılmaktadır. Bu parçada Afrika Bambaata melodi olarak Kraftwerk'in Trans Europa Express'ini kullanıyordu. 1983 yılında gösterime giren 'Wild Style' adlı Hiphop kültürü filmi, Graffiti ve BreakDance'ı dünyaya tanıttı. Gençler arasında BreakDance bir salgın gibi yayıldı. Bütün dünya BreakDance sayesinde Rap müzik dinlemeye başladı. Derken ilk kez bir Jazz sanatçısı Herbie Hancock, 'Rock It' adlı bol Scratch'li hiti yarattı. Bu Single'da Scratch'leri Grand Master DST yapmıştı. Rap müziği 86 yılına, yan Run Dmc'nin çıkmasına kadar müzik piyasasında fazla önemsenmiyordu. Grubun ilk mega hiti, 'Raising Hell' albümünden 'Walk This Way'di. 80'lerin ortasında gördüğümüz en önemli olay Russel Simmons ve Rick Rubbin tarafından DefJam Records'un kurulmasıdır. Şirket ilk single olarak TLA Rock'ın 'It's Yours'unu çıkardı. Sonra LL Cool J, Beastie Boys ve Public Enemy ile devam ettiler. 1984'te ilk kadın Rapper 'Roxanne Shante' çıktı. O dönemlerde Roxanne Shante'nin prodüktörü Marley Marl'in yaptıkları New School için yol gösterici çalışmalardı.

Özellikle Marley'in Juice Crew'unun elemanları Big Daddy Kane, Kool G Rap, Biz Markie ve Master Ace bunlara örneklerdir. Los Angeles yani West tarafında ise Ice-T, DJ Afrika Islaam ve Dr. Dre'nin World Class Wreckin Crew grubu Hiphop kültürünün köklerini atmaya başladılar. Bu dönemin en hit albümleri şunlardı; Whodini - Whodini 1983, Run Dmc - Run Dmc 1984, LL Cool J - Radio 1985, Schooly D - Saturday Night 1986, Eric B & Rakim - Paid in Full 1986, BDP - Criminal Minded 1987, Public Enemy - Yol Bumrush The Snow 1987, Jungle Brothers - Straight Out the Jungle 1987. De La Soul'un Three Feet High & Rising albümünden sonra tarzda değişmeler başladı. Bu grup türünün dışında farklı sample'lar kullanarak Rap'i özgünleştirdi. Albümün prodüktörlüğünü 'Prince Paul' yapmıştı. Prince Paul, Stetsasonic'in DJ'iydi. 1988'de Public Enemy'nin 'It Takes A Nation of Millions To Hold Us Back' çıktı. Bu albümle piyasa sarsıldı. Rap tarihi bu kadar sert bir albüm görmemişti. Albümün ilk single'ı 'Rabel Without A Pause' oldu. Böylece Hiphop kültüründe Black Power diye adlandırılan zenci hareketi dönemi başladı. Public Enemy bu albümle Rap'in sadece parti müziği olmadığını, bir felsefe ve sosyal hareket olduğunu gösterdi.

Bundan sonra hayran kitlesi kendine göre müziği kanalize etti ve politikaya girdi. West tarafında ise NWA'nın Straight Outta Compton albümü piyasaya çıktı. NWA ilk kez er tarzında tavır sergileyen gruptur. Public Enemy ise 1989 yılında Fear Of A Black Planet adlı albümünü sürdü piyasaya. Albümün politik içeriği ve görüşleri yüzünden çok tepki aldılar. Aynı tarz müzik yapan X-Clan, Boogie Down Production, Poor Righeous Teachers, Paris ve Brand Nubian gibi gruplar piyasa girmeye başladı. Ancak çoğu plak şirketleri tarafından baskı altına alındılar ve kontratları iptal edildi. 90'lı yıllara gelindiğinde ise Gangstarr, A Tribe Called Quest ve De La Soul yeni Rap standardının öncü grupları oldular. Söz olaral daha yumuşak ama herkese hitap edebilecek kadar bilinçli tarz olarak daha Jazzy olan bu gruplar Hiphop kültürünü büyük kitlelere ulaştırdı. Brand New Heavies gibi gruplar canlı enstrümanların üzerine meşhur Rapper'lar ile beraber çalıştılar. Artık Hiphop kültürünü her tür müzik dinleyen insan anlamaya başladı. Dönemin önemli albümleri şöyle sıralanabilir; Ultra Magnetic Mc's - Critical Beatdown 1989, JVC Force - Doin Damage 1989, Gangstarr - No More Mr Nice Guy 1989, 3rd Bass - Cactus Album 1989, A Tribe Called Quest - Paths Of Rhythm 1990. Bu tarihten sonra Rap türlere ayrılmaya başladı; Old School, New School, Miami Bass, Next School, Gangsta Rap gibi. Öteki türler de Rap'ten gittikçe artan oranda etkilenmeye başladı. Mainstream denilen genel piyasadaki müzik aletlerinden, yapılan müziğe kadar her şey içinde Rap'ten bir parça barındırmaya başladı.